Türkmenistan merkezli projelerin küresel enerji arzı eksikliğini giderme potansiyeli

Nurmurat Mommayev
Türkmenistan merkezli projelerin küresel enerji arzı eksikliğini giderme potansiyeli
Havaların soğuması ile hanelerde doğalgaz kullanımının artması ve enerji talebinin daha da büyümesi bekleniyor.

Dünyada enerji arzı eksikliğini tetikleyen ve haftalarca devam etmesine neden olan unsurlar arasında enerji arzı yapan ülkelerin üretimde kesintiye gitmeleri, pandemi sonrası üretimde canlanma ile müşterilerin talebinde yaşanan aşırı talep, teknik sorunlar ve altyapıda yatırımlarının eksikliği gibi nedenler sayılabilir.

Kuzey yarım kürede kışın gelmesi ve havaların soğuması ile birlikte hanelerde doğalgaz kullanımının artması ve enerji talebinin daha da büyümesi bekleniyor. Bu yüzden enerji santrallerini çalıştıran ve haneleri ısıtan doğalgaz ve kömür fiyatlarında fiyatlar son yıların en yüksek seviyesini gördü. Aynı şekilde petrol fiyatları da her hafta üstüne koyarak yükselmeye devam ediyor. ABD tipi ham petrol fiyatı Kasım 2014'den bu yana ilk kez 80 ABD doları eşiğini aştı. Çin'de  de bazı bölgelerde fabrikalar yeterli enerjiyi bulamadığı için üretime kısa aralar vermeye başladı.

Çin’den sonra dünyanın en büyük kömür tüketicisi olan Hindistan’da da elektrik kesintileri yaşanmaktadır. Hindistan’da kullanılan enerjinin yüzde 70’i kömürden karşılanırken, dünyada kömür fiyatlarında yaşanan artış, nakliye fiyatlarını yükselmesi ve küresel iklim hedeflerini karşılamak için kömüre olan bağımlılığın azaltılması gibi nedenler enerji arzı eksikliğinin başlıca nedeni olarak sayabiliriz. Bu yüzden Hindistan ve Pakistan başta olmak üzere birçok ülke daha çevreci ve nakliye fiyatlarından pek etkilenmesi nedeniyle boru hatlarına yeniden ilgi duymaya başladılar. 

Pandemi’nin zirve noktasında ‘sudan ucuz’ olarak nitelendirilen enerji en çok enerji arzı yapan ülkelerin ekonomilerini etkilemişti. Üretici ve tedarikçi ülkeler ellerindeki petrolü yok pahasına bile satamazken, günümüzde enerji arzı eksikliğinin yaşanması yine aynı nedenlerden kaynaklanmaktadır. Pandemi döneminde üretimde yavaşlayan ekonomiler pandeminin etkisinin azalması ile artan üretim ve bu üretim için gerekli olan enerji arzı yetmemeye başladı. Bu bağlamda, yaşanan arz yetersizliğinin nedenleri arasında enerji talebi artarken arzın artmaması ya da yetersiz kalması gösterilebilir.

Enerji fiyatlarının yükselmesinin nedenler arasında başlıca 4 neden sayılabilir;

  1. Dünyada etkili olan kuraklık nedeniyle Avrupa başta olmak üzere dünyadaki hidroelektrik santrallerinden ve rüzgardan elde edilen enerjide ciddi azalmaların yaşanmasına neden oldu. Buralardan elde edilen enerjinin azalması nedeniyle gerekli olan enerji doğalgaz ve kömürle çalışan elektrik santrallerinden karşılanmaya çalışılıyor. Bu durum, kömür ve doğalgaza olan talebi arttırdı ve fiyatların yüzde 500 oranında artmasına neden oldu.
  2. Kömür fiyatlarının artması ve Avrupa'da doğalgaz depolarının da ciddi derecede düşük seviyelere inmesi fiyatların aniden yükselmesini doğurdu. Isınma amaçlı doğalgaz kullanımının da artması ile, fiyatların giderek tırmanması bekleniyor.
  3. ABD'li enerji şirketleri, kazançlarının bir kısmını yatırımcılara dağıtmak için, başka bir deyişle yeni bir yatırıma yönelmekte isteksiz davranıyorlar. Şirketler temettü karlarını kendi hissedarlarına dağıtmak istemekte, ancak karı dağıtmayıp yeni kuyu açmak için harcamaları halinde hissedarların uzaklaşmaları ile ilgili tereddüt yaşamaktadırlar. Başka bir yere giden hissedarların kısa dönemde geri gelmeyeceği de daha önceki tecrübelerle bilindiği için şirketler yeni yatırıma isteksiz davranıyorlar.
  4. Rusya gibi üretici güçlerin enerji temin etmede sıkıntılar yaşaması fiyatların artmasına neden oldu.

Uluslararası piyasada yaşanan artış sadece enerji ile sınırlı değildir. Pamuktan şekere, buğdaydan fasulyeye, bakırdan kahveye, çelikten keresteye kadar her türlü emtia ürünlerinde fiyat artışları yaşanıyor. Ayrıca önümüzdeki günlerde de bu artışın devam edeceği beklenmektedir.

Enerji bakımından dışa bağımlı ve bunu ithal yoluyla elde eden ülkeler için, mevcut projelere ek olarak hayata geçirilecek yeni projeler ile enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar  da en aza indirgenmiş olacak ve böylece fiyat istikrarı da sağlanmış olacaktır. Türkmenistan’dan Çin’e uzayan mevcut A, B ve C doğalgaz boru hatlarına ilave olarak, yakın gelecekte D hattının inşa edilmesi öngörülüyor. Projenin hayata geçirilmesi, Çin’in enerji talebinde rahatlama sağlayacaktır. Bu durumda Türkmenistan, Çin’in enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 35’ini tek başına karşılayabilecek. Aynı şekilde TAPI projesi hayata geçirildiğinde Afganistan, Pakistan ve Hindistan’ın enerji ihtiyaçlarının  büyük bir kısmı karşılanmış olacak ve enerji fiyatlarından ötürü artan diğer emtia fiyatları da bir nebze olsun frenlenebilecektir.

Nurmurat Mommayev,

            Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Adayı, İstanbul, Türkiye