Büyüyen polipropilen pazarı ve polipropilen talebinin artma nedenleri

Nurmurat Mommayev
Büyüyen polipropilen pazarı ve polipropilen talebinin artma nedenleri
Polipropilenin kullanım alanları çeşitlidir ve bu yüzden de polipropilene olan talep artarak devam etmektedir. (Fotoğaf: Borealis)

Kısaltılmış şekiliyle daha çok PP olarak bilinen polipropilen, farklı polipropilen monomerlerinin bir karışımından oluşan kristalli bir termoplastiktir. Bu madde dayanıklılığı ve sertliği ile bilinir. Polipropilenin birçok dış etkene karşı dayanıklı olması, plastik imalat sektöründe en çok kullanılan termoplastiklerden biri olmasını sağlamaktadır. Polipropilen, dayanıklı oluşu otomotiv sanayinde kullanılan parçalardan, tekstil ve yiyecek paketlemesine kadar çok geniş kullanım alanıında vazgeçilmez bir yer edinmesini sağlamıştır.

Polipropilenin kullanım alanları çeşitlidir ve bu yüzden de polipropilene olan talep artarak devam etmektedir. Dünya genelinde de en çok kullanılan malzemelerden biri konumuna gelen polipropilenin başlıca kullanım alanları arasında su boruları ve isitma tesistatı imalatları, otomobillerin kaporta ve tamponlarının imalatları, temizlik bezi ve sünger yapımı, ısı izolasyonlu halı üretimi, tekstil sanayisinde naylon kumaş üretimi, çuval imalatı, ambalajlar, bardak ve tabak çanak yapımı, bahçe mobilyaları, çocuk bezleri ve pedlerinin üretimi, savunma sanayii ve diğer alanlar yer almaktadır.

Pazarın büyümesi ve polipropilene olan talebin artmasının altında yatan nedenler arasında aşağıdaki nedenler sayılabilir:

  • Gelişen ambalaj sektörü: PlasticsEurope'a göre, ambalaj sektöründe artan kullanımı nedeniyle 2019 senesinden sonra tüm plastikler arasında en yüksek üretim hacmini polipropilenden yapılan ambalajlar oluşturmaktadır. Bu polimerler arasında, şekerler, tatlılar ve atıştırmalık gıdaların ambalajları da dahil olmak üzere gıda ambalajları, menteşeli kapaklar, borular, mikrodalga kullanımına dayanıklı kaplar, otomotiv parçalarını da kapsamaktadır. Hindistan ambalaj sektörünün yıllık %26,7 büyümesi, gıda işleme endüstrisinin %45 paya sahip olması ve onu %25 ile ilaç sektörünün izlemesi gibi nedenler pazarın da büyümesini beraberinde getirmektedir.
  • Tüketici ürünlerinde (mobilya, oyuncak ve diğer günlük ürünler) polipropilen için çizilmeye karşı katkı maddelerinin kullanımında da bir artış olmuştur. Elektrik ve elektronik donanım gövdeleri de polipropilen için Anti Scratch katkı maddeleri için önemli bir uygulama alanıdır. Dizüstü bilgisayar ve telefon gövdeleri hafif malzemelerden yapılmıştır ve estetik ve görsel çekiciliğe yönelik artan taleple birlikte, polipropilen için Anti Scratch katkı maddelerine yönelik genel talebin artması beklenmektedir.
  • Dokunmamış polipropilen elyaf için artan talep: Dokunmamış polipropilen elyafa yönelik artan talep, polipropilen pazarını da harekete geçirmektedir. Çünkü bu tür malzemeler dış mekan halıları , döşemeli mobilyalar, battaniyeler ve yatak takımları da dahil olmak üzere bir çok alanda kullanılmaktadır.

Polipropilen malzemesinin kullanılmasının birçok avantajı vardır:

  • Suya dayanıklılık, polipropilenin geçilmez olmasını sağlayan en önemli faydalarından biridir. Endüstriyel ve tıbbi uygulamalarda son derece kullanışlı bir kalite.
  • Mantarlar, bakteriler gibi biyolojik koşullara direnç.
  • Yüksek elektrik direnci, polipropilenin elektrikli bileşenlerin üretimi için uyumlu olmasını sağlayan oldukça kullanışlı bir başka avantajıdır.
  • Polipropilen, PET, PS, LDPE gibi diğer termoplastik malzemelere kıyasla çok ucuzdur.
  • PP tamamen geri dönüştürülebilir, bu da çevreye zarar vermeden işlenmesini daha da ucuz hale getirir.

Polipropilen pazarı hakkında yapılan  analizlerde, tahminler çeşitlilik gösterse de ortak nokta pazarın giderek büyüyecegi yönünde olmuştur. Pandemiden önce 2018 senesinde Polaris Research adlı önemli bir araştırma kuruluşu tarafından yürütülen araştırmaya göre, küresel polipropilen pazarının 2026 yılına kadar 120,11 milyar ABD dolarına ulaşacağı tahmin edilmektedir.  Ancak COVID-19 salgınının ilk günlerinde çoğu üretim tesisinin kapanması plastiğe olan talebin azalmasına yol açtığı için polipropilen pazarı ciddi şekilde etkilenmiştir. P&S Intelligence isimli araştırma şirketinin tahminlerine göre ise polipropilen pazarı 2030 senesine kadar 165,6 milyar dollarlık  hacime ulaşacaktır.

Polipropilen’e olan talebin her geçen gün artması ile devletler polipropilen tesislerine yönelik yatırım yapmaya devam etmektedir. Örneğin Türkiye, 1 milyar 700 milyon ABD doları tutarında yatırım ile kendi ihtiyacını bir nebze olsun karşılayacak ve ithalatı azaltacak fabrikanın temellerini attı. Bunlara ek olarak Türkmenistan’da sanayinin geliştirilmesi için polipropilen üretiminin arttırılması planlanmaktadır. Bunun için yeni ekipmanlar ve yeni üretim tesislerinin devreye alınmasının planlanması Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Serdar Berdimuhamedov tarafından dile getirilmiştir. Bu durumda Türkmenistan başta büyüyen Asya pazarı olmak üzere diğer bölgelerin ihtiyaçlarına cevap veren önemli bir polipropilen ihracatçısı konumuna gelecektir. Türkmenistan'ın Devlet Hammadde ve Emtia Borsası’nda gerçekleştirilen satışlarda da polipropilen satışı önemli bir yer tutmaktadır.

Nurmurat Mommayev,

            Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Adayı, İstanbul, Türkiye