Pandemi döneminde dijital ekonomideki değişimler

Nurmurat Mommayev
Pandemi döneminde dijital ekonomideki değişimler
Pandemi, dijital dünyada değişimi radikal bir şekilde etkiledi ve dijital değişim çabalarında yaşanan tereddütleri ani ve hızlı bir şekilde giderdi. (Fotoğraf: Microsoft)

Bundan yaklaşık altmış yıl önce aya yolculuk yapabilecek teknolojiyi geliştiren insan, yaklaşık üç yıl önce ortaya çıkan yeni bir virüs ile beraber alışkanlıklarının çoğunu değiştirmek zorunda kaldı.

Pandemi, dijital dünyada değişimi radikal bir şekilde etkiledi ve dijital değişim çabalarında yaşanan tereddütleri ani ve hızlı bir şekilde giderdi. Büyük ofis giderlerini azaltmak isteyen ama buna cesaret edemeyen şirketler, evden çalıştırmanın maliyetleri azalttığını ve iş verimliliğinde de pozitif bir değişim olduğunu görerek evden çalışmayı teşvik etmeye başladılar. Daha önceleri yüz yüze yapılan toplantılar ani bir şekilde video görüşmeler şeklinde yapılmaya başlandı. Banka ödeme şekilleri de temassız ödeme şekline everildi. Yani insanlar artık bundan birkaç yıl öncesinden bile farklı olarak başka türlü iletişime geçiyor, başka türlü eğitim görüyor, başka türlü çalışıyorlar. COVİD-19 salgını sırasında ve sonrasında dijital teknolojilerin ekonomik faaliyetlerde yaratacağı dönüşüm ve yeşil ekonomiye geçişte oynayacağı rol önemli olacaktır.

Dijital ekonomi, hayatın hemen hemen her alanında biriken dijital verilerin toplanması, analiz edilmesi ve kullanılması ile evrimini sürdürüyor. “Dönüşümün Anahtarı: Dijitalleşme ve Yeşil Teknolojiler” raporunda da belirtildiği gibi, yeni dijital teknolojiler gelişmekte olan ülkeler için bir fırsattır. Dijital ekonomi 2025 itibarıyla toplam 3,2 trilyon dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşması beklenimektedir. Nesnelerin interneti, robot bilimi, güneş paneli temelli yenilenebilir enerji ve yapay zekâ gibi alanları kapsayan bu teknolojilerin mevcut iş kollarına uygulanması, yeni ürün ve hizmetlerin keşfi yoluyla yakın gelecekte gelişmekte olan ülkeler lehine rekabet avantajı yaratma potansiyeline sahiptir.

Robot teknolojileri şu an için ağırlıklı olarak otomotiv ve elektronik gibi alanlarda kullanılmaktadır. Bunun yanında tekstil gibi bazı sektörler hala emek yoğun olarak çalışmalarını sürdürmekte ve ileride uluslararası rekabet için bu sektörlerde de dijitalleşmenin artması beklenmektedir.

Önümüzdeki yıllarda robotlar verimlilik ve dayanıklılık açısından iyileşme yaşarken, fiyatlarda da bunun tersine aşağı yönlü bir seyir izlenmesi beklenmektedir. Yapay zeka ve otomasyon gibi dijital teknolojiler, gelişmekte olan ülkeler için fırsatlar da barındırıyor.

Geleceğin teknolojilerin temeli olan veri merkezlerine, dijital hizmetlere ve bulut bilişim hizmetlerine olan talebin yükseleceğinin öngörülmektedir. Aynı şekilde bu yaşanacak dijital dönüşüme enerjide dönüşümün de eşlik etmesi gerekmektedir.

Avrupa Birliği de 2027 yılına kadar kullanılmak üzere dünyada bazı altyapı projeleri için 300 milyar avro (340 milyar ABD doları) tutarında yatırım yapmayı ve bu kaynakları dijital dönüşüm, iklim, telekomünikasyon, ulaşım, eğitim, enerji, araştırma ve sağlık gibi alanlara yönlendirmeyi planlamaktadır.

Nurmurat Mommayev,

Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Adayı, İstanbul, Türkiye